Geçmişten Bugüne Tablolarda Kullanılan Renklerin Tarihi!

Renkler, tarih boyunca hem sanatın hem de insanlığın önemli bir parçası olmuştur. Tablolarda ve çevremizde gördüğümüz bu renkler, hislerimizi ve algılarımızı şekillendirerek dünyamızı anlamamızı ve daha iyi ifade etmemizi sağlayan temel araçlardır. Gelin bugün renklerin tarihini beraber inceleyelim.

Kaynak: https://www.artsy.net/article/the-art…

İlk boya pigmentleri 40 bin yıl önce toprak, hayvan yağı, yanmış odun kömürü ve tebeşir kombinasyonu ile icad edildi.

İlk paletler kırmızı, sarı, kahverengi, siyah ve beyaz olmak üzere beş temel renkten oluşuyordu ve zamanla teknoloji ve insanlığın gelişmesi ile bu renkler artmaya devam etti. Bugünse sayılamayacak kadar farklı ton ve renk bulunuyor.

1. Yüzyıllar önce mağara resimlerinde kullanılan kırmızı pigmentler hala kullanılan en eski renklerden biridir.

Bu kırmızı pigmentler mineral açısından zengin kırmızı topraklardan elde ediliyordu. Yüzyıllar sonra, 16. ve 17. yüzyılların en popüler kırmızı pigmentleri Meksika’daki dikenli armut kaktüslerinde bulunan bir böcek olan koşinil’den elde ediliyordu.

Victoria Finlay’ın Sanatın Parlak Renk Tarihi kitabında anlattığı gibi, bu beyaz böcekler o kadar güçlü bir kırmızı boya üretti ki sanatçılar eline geçirmek için savaşıyordu.

Böylece bu kırmızı pigment  ‘Yeni Dünya’ (Amerika) dan ithalat edilen en büyük 3. madde oldu (altın ve gümüşten sonra). Ayrıca kırmızı pigment için toksik olmayan bir kaynak olan koşinil böceği, bugün hala rujlarda ve allıklarda kullanılıyor.

2. Orta Çağ’dan beri Meryem Ana tabloları mavi ile tasvir edilmiştir.

Meryem Ana’nın tablolarında oldukça yoğun mavi tonları kullanılırdı. Başlangıçta bunun sembolik bir sebebi olduğu düşünülse de asıl sebep mavi pigmentlerin oldukça pahalı olmasıydı.

Mavi boya lapus luzili isimli bir madenden elde edilirdi.

Yüzyıllarca boyunca mavi rengini elde etmek için kullanılan bu değerli maden sadece Afganistan’daki belirli bir dağlık bölgede bulunurdu. Bu yüzden mavi boyanın fiyatı oldukça pahalıydı.

3. Sarı popüler bir seçenek değildi.

Tarih boyunca sarıyı kullanan çok az sanatçı var. Joseph Mallord William Turner ve Vincent van Goghi ise bunun en büyük istisnalarıdır. Turner, rengi o kadar sevdi ki dönemin eleştirmenleri İngiliz ressamı alaycı bir şekilde ‘sarılıkla boğuştuğunu’ söyleyerek eleştirdi ve sanatçının bir görme bozukluğuna sahip olabileceğini iddia ettiler.

Daha da ilginci bu boya, mango ile beslenen ineklerin idrarından elde ediliyordu.

Daha sonrasında bunun hayvanlara bir eziyet olduğuna karar verilip bu yöntem yasaklandı.

4. Yeşil rengi, doğa ve sağlığı çağrıştırsa da tarih boyunca kullanılan en zehirli pigmentlerdendi.

1775’te İsveçli kimyager Carl Wilhelm Scheele, zehirli bir kimyasal olan arseniği kullanarak parlak yeşil bir pigment olan Scheele Yeşili’ni icad etti. Bu pigment, 19. yüzyılda Monet, Cézanne ve Renoir gibi sanatçıların canlı ve zümrüt rengi manzaralar oluşturmalarını sağladı. Ancak hala son derece toksik olan pigment sonunda 1960’larda yasaklandı.

5. Mor, tarih boyunca nadirliği ve zor üretimi nedeniyle zenginlik ve asaletle ilişkilendirilmiştir.

Mor rengini oldukça sık kullanan Claude Monet bir keresinde, ‘Atmosferin gerçek rengini sonunda keşfettim,’ Mor! Taze hava mor renginde!’ demiştir. Bu pigmenti elde etmek çok zor olduğu için sadece asil soylardan aşırı zengin aileler kullanabilmişti.

Ayrıca John Goffe Rand isimli bir Amerikalı portre ressamı, 1841 yılında domuz mesanesinde boya taşımaktan sıkılmıştı ve kalaydan yapılan boya tüplerini icad etti.

Böylece sanatçılar artık mor rengini elde etmek için mavi ve kırmızıyı ayrı ayrı taşımak zorunda değildi ve mor renginin popülerliği oldukça yükseldi.

6. Eski sanatçıların resimlerinde bulunan en koyu pigmentler “kemik siyahı” adı verilen bir renkti.

Bu pigmentleri elde etmek için havasız bir kapsülde hayvan kemiklerinin yakılması gerekirdi. İzlenimciler siyah boyadan kaçınırken 50’li ve 60’lı yıllarda Amerikalı sanatçılar siyaha döndüler.

Frank Stella, Richard Serra ve Ad Reinhardt gibi sanatçılar siyahın ağırlıkta olduğu birçok tablo yarattılar.

1967 yılında Reinhardt’a neden bu kadar çok siyah rengini kullandığı sorulunca, Japon sanatçı Katsushika Hokusai’den alıntı yaparak, “Eski olan bir siyah ve taze olan bir siyah var. Parlak siyah ve donuk siyah, güneş ışığında siyah ve gölgede siyah.” demiştir.

7. Yıllar boyunca yasaklanan tüm pigmentler ve renkler arasında, sanatçılar tarafından muhtemelen en çok özlenen renk ise kurşun beyazıdır.

Kurşun beyazı, beyazın diğer hiç bir tonunun yapamadığı kadar fazla ışık yansıtırdı. Ancak bu pigmentin üretimi hiç de pratik değildi. 17. yüzyılda Hollanda’da bu pigmenti üretmek için kullanılan yöntem, kurşun ve sirke üzerine inek ve at gübresi katmanları eklemeyi içeriyordu ve bu pigment oldukça zehirliydi. 1978’de Amerika Birleşik Devletleri, kurşun beyazının üretimini yasakladı.

Siz ne düşünüyorsunuz?

Tablolarda daha çok görmeyi umduğunuz bir renk var mı?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir